Afrikaanca Tercüme

Güney Afrika Cumhuriyeti, Afrika’nın en güney ucunda yer almaktadır. Güneydoğusunda Hint Okyanusu, güneybatısında Atlas Okyanusu vardır. Kuzeyde ise Botsvana, Namibya ve Zimbabve; kuzeybatısında Mozambik ve Swaziland vardır. Ülke, Afrika kıtasının güney kesiminin hemen hemen yarısını kaplamaktadır.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 3 tane başkenti vardır. Bunlar; Cape Town şehri yasama başkenti, Pretoria kenti yürütmenin başkenti, Bloemfontein yargı başkentidir. En büyük şehri olan Johannesburg, dört buçuk milyonluk nüfusu ile Afrika kıtasının da en kalabalık üçüncü şehridir. Güney Afrika’da nüfusunun %79.3 siyahiler, %9.1 beyazlar %9.0 melezler ve %2.6 Asyalılar oluşturur. Toplam yüzölçümü 1,221,037 km2’dir. Ülkede 11 tane resmi dil mevcuttur. Afrikaanca, Güney Ndebele dili, Güney Sotho dili, İngilizce, Kuzey Sotho dili, Swati dili, Tsonga dili, Tswana dili, Venda dili, Xhosa dili, Zuluca dilleri resmi dillerdir.

Tercüme Store ailesi olarak bütün Güney Afrika dilerinin tercüme işlemlerini gerçekleştirmekteyiz. Yazılı tercüme, yeminli tercüme, noter tasdikli bütün tercüme işlemlerinde yerelleştirme yaparak müşterilerimize destek olmaktayız.

Teklif Alın

Dosya

Hızlı Gelişimiyle Afrikaanca

Güney Afrika’nın eski hükümetlerinin baskıcı politikaları ve tarihsel bağları Afrikaanca dilini öne çıkarmıştır. Afrikaanca politik ve sosyal tartışmaların tarihi ile çevrilidir. Bununla birlikte son yıllarda Güney Afrika’da önem kazanmıştır. Bugün Afrikaanca, Güney Afrika ve Namibya’da yaklaşık 6.000.000 insan tarafından konuşulmaktadır. Afrikaanca’nın işitebileceği diğer ülkeler arasında Botswana, Zimbabve, Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD yer almaktadır.

Her ne kadar öncelikle Güney Afrika’daki varlığıyla bilinse de, Afrikaanca dili XVII. y.y’da Hollandaca’dan geliştirilmiştir. Bu nedenle Batı Cermen dili olarak sınıflandırılmıştır. Afrikaanca ve Hollandaca birbirlerine çok benzerler. Fakat Afrikaanca her zaman farklı bir dil olarak kalitesini korumuştur. Telaffuzda büyük farklılıklar mevcuttur. Hollandacanın aksine, Afrikaanca dilinde cinsiyet ayrımları yoktur.

Eski tarihlere inildiğinde ilk Hollandalı yerleşimcilerin 1652’de Güney Afrika’ya geldiğine inanılmaktadır. Bu yerleşimciler ilk Cape Town şehrini kurmuşlardır. Zaman içinde Afrikalı nüfusunu oluşturmaya başladılar. Afrikalı nüfusu birleştirirken aynı zamanda eşsiz bir kültür, dil ve toplum geliştirdiler. Eskiden Boers olarak da bilinen Afrikanlılar, tarihsel olarak XVII. y.y’dan sonra Güney Afrika’da yaşayan Avrupalı, özellikle Hollanda kökenli İngilizce konuşanlar olarak tanındılar.

Afrikaanca, Güney Hollanda’nın Hollanda dili lehçesinden türetilmiştir. Standart Hollandaca’dan farklı kılan şey ise dil bilgisi ile basitleştirmeler geliştirmesiydi. Birincisi, Hollanda dilinde bulunan statü ve cinsiyet ayrımları düştü. Güney Afrika’daki diğer yerleşimcilerin etkileri sayesinde Afrikaanca dili; İngilizce, Fransızca, Almanca ve Yerel Afrika dillerinden bir dizi kelime aldı.

İngiliz Sömürgeciliği ile Afrika’da Oluşan Dil Süreci

XIV. yüzyılın ortalarına kadar, Afrikalılar sadece konuşma dili olarak Afrikaanca’yı kullanmaktaydı. Sonrasında ise Hollandalılar ve Afrikanlılar arasında yazı sistemi olarak kullanılmıştır. Bu zaman zarfında Afrikaanların yazılı bir dil olarak uyarlanması için çağrıda bulunan milliyetçi bir Afrikan hareketi ortaya çıktı.

Afrikalılarının yazı sisteminin gelişmesiyle gazetelerinde okullarında ve kiliselerinde yavaş yavaş kullanılmaya başlamıştı. Sonrasında halk resmi dil olarak benimsemeye başladı. Güney Afrikalı eğitim sisteminde Afrikaancanın kullanımı 1914’te başladı. 1919’da Hollanda Reform Kilisesi tarafından kabul edildi. 1933’te ise ilk defa İncil Afrikaanca’ya tercüme edildi. Bu sayede dilin kullanımı daha da katılaştı.

1814’te Hollanda’nın Cape kolonisini Britanya ele geçirdi. Köleliği kaldırdı. Afrikalılar ve Khoikhoi halklarını daha fazla korumak amacıyla yasal reformlar oluşturdu. Afrikalılar, İngiliz politikasıyla anlaşmazlık yaşamaya başladı. Bu sebep 1830-1840’larda bir dizi Afrikalı göçü olan Great Trek ile sonuçlandı.

Yaklaşık 10.000 Afrikalı, Turuncu Özgür Devlet ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin halkı bağımsız Afrika devletlerini kurmak için Britanya yönetiminden kaçtı. İngilizler ise bu Afrika cumhuriyetlerini ele geçirme girişimlerinde bulundu. İngiliz zaferiyle sonuçlanan Birinci Boer Savaşı; iki Afrika devletinin 1910’da Güney Afrika İngiliz Birliği’nin bir parçası haline getirildi. Bu noktada Güney Afrika, iki dilli bir devlet ilan edildi.

Afrikaanca Orta Kararnamesindeki Dil Tartışması

1910’dan 1994’e kadar Afrikalı halkını, Güney Afrika hükümeti kontrol etti. Tartışmalı bir şekilde saklı kalan, sosyal ve politik zor bir dönemdi. XVII. y.y’dan itibaren Avrupa sömürgeciliği başladı. Ardından Güney Afrika’da ırk ayrımcılığı ortaya çıktı. 1971 genel seçimlerinden sonra, Afrikalılara konuştukları dil için bağımsız siyasal hak tanınmadı.

Bu noktadan itibaren Afrika hükümeti, beyaz ve siyah Güney Afrikalıları ayrıştıran ırkçı yasaları siyah nüfusun aleyhine kullanmaya devam etti. 1953’teki Bantu Eğitim Yasası ve 1963 tarihli Renkli Kişinin Eğitim Yasası gibi mevzuatlar, fonların azalmasına ve birçok siyah okulun kapatılmasına neden oldu.

Afrikaanca uzun zaman Afrika hükümetinin ve onun bağımsız politikalarının dışlayıcı doğasıyla ilişkilendirilmiştir. 1974 Afrikaanca Orta Kararnamesi, tüm siyah okulların sınıfta Afrikanca ve İngilizce’yi eşit kullanmaları çağrısında bulunduğundan yoğun bir muhalefetle karşılandı.

Baskıcı Afrika hükümet politikaları ve Afrikaanca dili arasındaki bağlantı, siyahi Güney Afrikalıları İngilizceyi iletişim aracı olarak tercih etmeye yöneltti. 1974’ten önceki yıllarda İngilizce; ticaret ve ticari endüstri alanlarında daha fazla kullanılıyordu. Afrikaanca Orta Kararnamesinin mevzuatı ile Afrika hükümetinin halkı, siyah nüfus içindeki düşüşünü tersine çevirdi. Böylece gücünü pekiştirmesi için bir yol sunmuş oldu.

Soweto Ayaklanması ve Günümüzde Afrikaanca

16 Haziran 1976’da Soweto Öğrencileri Temsilcileri Meclisi’nin (SSRC) Eylem Komitesi ve yerel öğrenciler, okulda Afrikaanca öğrenmeye zorlandıkları gerçeğini protesto eden barışçıl bir yürüyüş düzenlediler. Maalesef, polis kalabalığa ateş etmeye başladığında yürüyüşçüler şiddetli bir paniğe kapıldı. Ortaya çıkan ayaklanmalar ve şiddet, yüzlerce ölüm ve binlerce yaralı ile sonuçlandı. SSRC’nin Afrika hükümetine ve onun baskıcı dil politikalarına karşı yürüttüğü savaş, dikkate değer bir olay oldu.

Güney Afrika hükümeti 1990’larda, önce bağımsızlık yasalarının yürürlükten kaldırılması ve daha sonra Güney Afrika’nın ilk siyah cumhurbaşkanı olan siyasal aktivist Nelson Mandela’nın seçilmesi önemli değişimlere sebep olmuştur. Mandela’nın seçimleri, Güney Afrika hükümetinde Afrikaanca dilinin egemenliğini yıktı.

Ayrımcılık sonrası Güney Afrika’da, Afrikaanca dili önemli hükümet desteğini kaybetti. Ancak bugün İngilizceden sonra Güney Afrika’nın en önemli ikinci dili olmaya devam etmektedir. Afrikaanca hala Güney Afrika’nın on bir resmi dilinden biri olarak hizmet vermektedir ve hala Güney Afrika medya ve edebiyatında bulunmaktadır.

Bazı teorisyenler Güney Afrikalı genç nesillerin Afrikaanca’yı depolitize edilmiş bir görüşe sahip olduklarına ve artık onların büyüklerin sahip oldukları baskı dili olarak görmediğine inanmaktadırlar. Afrikaanca’nın bir zamanlar Güney Afrika’daki beyaz koloniciler tarafından konuşulmasına rağmen şu anda eşit sayıda beyaz ve beyaz olmayanların kendi dillerinde Afrikanca dilini savundukları tahmin edilmektedir.

Afrikaanca Konuşulan Ülkeler

Yeni Zelanda

Botswana

ABD

Zimbabve

Avustralya